Bartın’da kurulan ark ocağıyla ithal demir kalemi ihracata dönüşecek

Bartın’da faaliyet gösteren demir-çelik fabrikası, mevcut haddehanelerinin ihtiyacı olan ve şimdiye kadar ithal edilen kütük demiri, 100 milyon dolar ek yatırımla kurduğu ve şubatta devreye alacağı ark ocağında hurda demiri eriterek üretecek.Tesiste, yılda 1 milyon ton hurda demirin yarı mamule dönüştürülerek 100 ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor.1960’lı yıllarda demir çelik ürünleri ticaretine başlayan Mescier Demir-Çelik Fabrikası, 1990’da Karabük’te faaliyete geçirdiği bin metrekarelik haddehane tesisiyle üretici kimliği kazanarak 10 bin ton kapasiteyle üretime başladı.Yıllar içinde buradaki tesisini 12 bin metrekareye yükseltmesinin yanında 2009’da da Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 milyon dolarlık yatırımla üretimini arttıran firma, Batı Karadeniz Bölgesi’nin en büyük tesisleri arasında yer alıyor.Uluslararası kalite standartlardaki 500 bin tonluk üretimin 300-350 bin tonunu Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai), Kuzey Afrika’da Cezayir, Fas, Tunus, Amerika kıtasında Dominik, Guatemala, Peru, Arjantin ve Brezilya’nın aralarında bulunduğu toplamda dünya genelinde 100 ülkeye ihraç eden fabrika, 2009’da 20 milyon dolar olan ihracatını yaptığı yatırımlarla geçen yıl 150 milyon dolara yükseltti.Fabrikanın teknik koordinatörü Mehmet Karabeyoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bartın’da kurulu fabrikalarında yılda 500 bin tonluk köşebent, lama, profil, kare ve yuvarlak demir gibi yüksek katma değerli üretim yaptıklarını söyledi.Fabrikalarındaki üretim için şimdiye kadar iç piyasanın yanı sıra Rusya ve Ukrayna’dan yılda yaklaşık 450-500 bin ton kütük demir temin ettiklerini ve bu kütük demiri fabrikalarında üretmek için ciddi yatırım yaptıklarını dile getiren Karabeyoğlu, şöyle devam etti: ‘Mevcut haddehanelerimizin ihtiyacı olan ve şimdiye kadar ithal ettiğimiz kütük demiri, şubatta devreye alacağımız ark ocağı tesisimizde hurda demiri eriterek kendimiz üreteceğiz. Bu kütük demir de haddehanelerimizde şu an ihraç ettiğimiz köşebent, lama, profil, kare ve yuvarlak mamul ürünlere dönüşecek. Fabrikamızda yaptığımız 100 milyon dolar yatırımla kuracağımız ark ocağıyla 1 milyon ton hurda demiri yarı mamule dönüştüreceğiz.Kimseye, hiçbir ülkeye bağımlı olmadan sadece hurda temin ederek istediğimiz yüksek kalitede üretimimizi kendimiz yapacağız. Tabii burada 100 milyon dolarlık bir yatırım var ama bunun işletme ve ham madde maliyetlerini de eklediğimizde 150 milyon dolarlık bir yatırımımız söz konusu olacaktır.’- Yıllık 500-600 milyon dolarlık ihracatKarabeyoğlu, fabrikalarındaki yeni yatırımlarıyla 200 bin metrekare alanda süren kütük demir üretim kapasitelerinin 1 milyon ton olacağını ifade ederek, bunun 500 bin tonunu kendi işletmelerinde kullanmanın yanında 500 bin ton kütük demiri de piyasa şartları ve kar marjına bakarak yurt içi ve yurt dışına satabileceklerini anlattı.Fabrikadaki yatırımla demir ithalatını azalıp ihracatı artmış olacaklarını vurgulayan Karabeyoğlu, ‘Bu ülke ekonomisine de katma değeri yüksek getiri sağlayacak ve önemli katkı sunacak. 1 milyon ton hurda demiri hem kütük demir hem yarı mamul haline getirip satarak yıllık 500-600 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu olacak. Bu sadece Karadeniz için değil tüm Türkiye için büyük bir rakamdır. Hem ticari hem yatırım olarak oldukça meşakkatli bu yatırımın ülkemize gerçekten çok büyük katkısı vardır.’ şeklinde konuştu.Karabeyoğlu, 20 ay önce temeli atılan meşakkatli süreçten sonra fabrikalarındaki yatırımlarında üretim için hazırlık aşamasına geldiklerini aktararak, şubat ayında deneme üretimlerine başlayacaklarını, martta da normal üretime geçeceklerini bildirdi.İlk etapta tek, daha sonra iki ve üç vardiya düzeniyle üretim yapacaklarına değinen Karabeyoğlu, bu yatırımın 350 kişilik ilave istihdam oluşturacağını, işçileri de bölgeden tercih etmeye çalışacaklarını belirtti.- ‘Tesisin çevreye olumsuz etkisi yok’Karabeyoğlu, tesisin flora ve faunaya herhangi olumsuz etkisi olmadığını ve aldıkları tedbirlerle fabrikalarına radyasyonlu malzeme giremeyeceğini kaydederek, şöyle devam etti: ‘Tesisimizde radyasyon ölçüm detektörlerimiz var. Türkiye Atom Enerjisi Kurumunda eğitim almış 5 çalışanımız tüm mamullerde radyasyon olup olmadığını kontrol ediyor. Yine bacalarımızdaki filtre sistemi yüksek kapasiteli ve son teknoloji. Sadece filtreleme sistemine yaptığımız yatırım bile ciddi rakamlar. Bu konuda da herkesin içi rahat olsun, tesisin çevreye ve sağlığa herhangi bir zararı olmayacak.’

Bir önceki yazımız olan Bartın'da yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*